ölüm gelse ebe kim? diye sormak
gecen hafta icin “bu hafta blog yazmasaniz da olur” lafi benim blog yazmamama yetti dogrusu. her nekadar blog yazmayi istesem de bu donem cok yogun olmamdan dolayi “bu hafta da yazmayayim” dedim. bu hafta ama yazmak bana da iyi gelecek. dogrusu Garanti Kultur Merkezindeki yerimizi yadirgadim
hic ferah degildi. tekrar eski sahnemize donmek herkes icin iyi olacak dusuncesindeyim. ama baskalarinin yoklama konusundaki rahatsizligi beni rahatsiz ediyor. daha once de dile getirdigim gibi, benim dersin ortasinda cikmam gerektiginde dersi terketmem ancak hocamizi rahatsiz etmeli diye dusunuyorum,ogrencileri degil, cunku ben artik bizlerin yetiskin oldugunu dusunuyorum. derse ancak yoklama icin gelenler, gec cikanlardan rahatsiz olurlar, yoklamayi bukadar kafaya takarlar. artik birakalim bu isleri.
oyun icin ekipler kuruldu we calismalara basladik. iyi biseyler cikartmak icin calisiyoruz. buarada sinifca olusturdugumuz otokontrol olayi cok guzeldi. o durumda bile bir oyun wardi. birara birileri gurultu yapsa da ben de “şişşştt” desem diye dusundum. herseyi oyun gibi adletmek nasil bir duygu acaba??”kapi gicirtisina oynamak” deyimini hepimiz duymussuzdur, ben de bi seyler diyeyim belki tutar da deyim olur:)…….; “ölüm gelse ebe kim? diye sormak” herkesi bu deyimi kullanmaya cagiriyorum, icsellestirebiliyorsaniz ne mutlu. hoscakalin
