AMAN BEYNINE KAYIT VERME!!

Oyunlar oynayip onlarin ozlerine inmeye basladiktan sonra, oyunlari daha iyi tahlil etmeye basladik.ilk dort kosedekilerin sirti donuk olarak oynadigimiz, sonra herkese donuk olarak oynanan oyun, ebe olanlar acisindan eglenceden ziyade stres unsuru icermekteydi.tabi bu stresi yasamanin eglencesi de mulaka olur.kosedeki dort kisi sirayla hareketler yaparken bizler cok rahattik, o kadar rahattik ki ben dahil oyunun o bolumlerinden pek de zevk almayanlari gordum. acaba oyun oynarken her oyuncunun az da olsa stres yasamasi mi gerekiyor ?? bence oyle..BIR OYUNDA STRESi YASAMIYORSAK O OYUNDAN ZEVK ALMAYIZ. cok yasanan stres de ayni sekilde oyunu oyun olmaktan cikarir. yani bir oyunda stres oraninin iyi ayarlanmasi gerekir. ilk oyundaki dort ebenin stresi biras fazlaydi.cunku biliyorlardi en az 60 kisi onlar ne yaparsa yapacaklardi ve onlarin her an birsey yapmalarini bekliyorlardi. we bu durum onlar uzerinde bir yuk oldu. bunun bir nedeni de, onlarin orjinal biseyler yapma cabalari..onlar da orjinal, farkli biseyler yapmalari gerektigini dusunduler. bunu hemen icraata dondurme stresi onlar acisindan da bu uygulamayi oyun olmaktan cikardi. ikinci oyunda ise ilk Mert arkadasimiz herkes kendine bakiyorken biseyler yapmaya calisti. bu daha zor bir durumdu cunku 60 kisi bu sefer kendisine bakiordu. o birseyler yapiyorken herkes birbirine bakiyordu alkis sesi nerden gelecek diye Mert’e stres bindikce biniyor, digerlerinin bir kismi aman benden uzak olsun diye dusunurken digerleri orjinal birseyler dusunuyordu. bu oyunun daha oncesinde 3 lu guruplar arasinda bu oyunu oynadigimizda ben bir kolumu one dogru cevirirken otekini arkaya dogru ceviriyordum. bunu tekrar yapabilecegimi dusundum. ama alkis yapip yapmama konusunda kararsizdim. yapsam iyiolur diye dusundum cunku Mert kankam oldugu icin stresi daha fazla yasamasini istemiyordum. ote yandan kimseden alkis sesi gelmiyordu. bir yandan da herseye atlamak dogru olurmu diye geciriyordum aklimdan. sonunda ben alkis yaptim ortaya geldim artik Mert arkadasim daha mutluydu yuzunden gulucukler eksik olmuyordu. ben ciktim ve kollarimi salladim. buhareket bittiginde, saolsun karsi taraftan bi arkadastan alkis sesi duydum. bu oyunun stresi gorunuste daha fazla gibiydi cunku 60 kisiye bakiliyordu. ama ben dusundugumde, ilk oyundaki gibi sirtimi arkadaslara verseydim daha fazla stres yasardim.cunku oyuna cok hakim olamam gibime geliyordu. bir de hareketlerimin kisitlanacagini dusundum. bu oyunlardan anladim ki oyunun bize yukledigi stres miktari oyundan zevk almamiz acisindan cok onemli. bu stresi oyunun kurallari belirledigi gibi bizim oyundaki amacimiz da belirler. ilk oyunda daha orjinal birseyler yapmayi amaclayan kisiler stresi daha cok yasarlar.
bu oyunlardan can egrisi muhabbetine gecelim. ben de suna katiliyorum ki basarisiz bir lisenin basarili ogrencisi, basarili bir lisenin basarisiz ogrencisinden daha basarili ve kendine daha cok guvenen birisidir. bir kisinin beynine verdigimis kayitlar kisinin yasayisini cok etkiler. BEYNE KAYIT VERME durumuna ister ‘kelebek etkisi’ diyin, ister baska birsey, bu durum insanlarin yasayisini belirler. bir kisiye basarisiz olduguna dair kayit verirsek ondan basari bekleyemeyiz cunku o da kendisinden beklemez. kisileri yasadigi toplum cok etkiler. anadoluda yasayan dahilerden haberdarizdir. bunu icin adamin dahiyane fikirleri icin en az adam kadar yasadigi topluma da tesekkur etmeliyiz. bu tarz adamlar yasadigi yerlerde zaten zeki olarak bilinirlerdi.adam zekasini kullandi.daha sonra dahi olarak bilindi ve dahiyane fikirler ortaya atti.beyne verdigimiz kayitlar cok onemli.bununla ilgili bir ani:: birkac hafta once cok hastaydim ve surekli oksuruyordum, beyne kayit verdigimiz kayitlarin onemini hatirladim ve kendimi o aksam oksurmemeye inandirdim, surekli ‘oksurmeyecegim’ diye icimden tekrarladim ve buna kendimi inandirdim. ben o sabaha kadar hic oksurmedim. iste GUC. iste beynimize verdigimiz kayitlarin gucu. kimsenin beynine kotu anlamda kesinlikle kayit vermemeliyiz. simdi ben kendine kayit veriyorum ‘mehmet haftaya daha eglenceli bir sekilde yaz’ ben kendimi buna inandirmaya calisirken size iyi gunler diliyorum. haftaya gorusmek uzere…

~ by mehmetucar on March 24, 2007.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.